Sponsorlu Bağlantılar

Etiket Konusu ‘Dini İfadelerin Geçtiği Atasözleri’

Din İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

Dini Atasözleri, Din İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

Bu konumuzda dini ifade ve kavramları içeren atasözlerini anlamlarıyla birlikte geniş bir şekilde açıklamaya çılıştık. Öğrenci kardeşlerimize derslerinde başarılar.

Abdal tekkede, hacı Mekke’de gerek
Anlamı: Herkes uygun gördüğü işte çalışır. Herkes çalıştığı konu ile ilgili yerde bulunmalıdır. Yakışanı budur.

Abdestsiz softaya namaz dayanmaz
Anlamı: Kişi kendisine verilen görevleri en iyi şekilde yapmalıdır. Yarım yapılan işler kişiyi sorumluluk içinde bırakır. Yarım iş yapmaktansa hiç yapmamak iyidir. Çünkü insan kişileri kandırdığını sanmakla bir yere varamaz.

Abidin ibadeti nefsinedir
Anlamı: Nasıl ibadet eden kendisi için çalışır, çalışmasının sevabını alırsa, toplumda da kişinin yaptığı işlerin sorumluluğu bütünüyle kendisine aittir. Bu sorumluluğu başkalarının üstüne yüklemeye çalışmamalıdır.

Acele işe şeytan karışır
Anlamı: Hiçbir işi gerekli zamandan daha az bir vakitte yapmamalıyız. Her iş için belli zaman dilimi vardır. Çabuk yapayım, erken bitireyim derken yapılan iş iyi sonuç vermez veya yarın kalır, sonuçlanmaz.

Açık kapıyı Allah kapamasın
Anlamı: Allah cömert kişilerin imkânlarını devamlı kılarsa onlardan istifade eden fakir kişiler de böylece yaşamlarını sürdürebilirler. Toplumda yaralı her şeyin devamını sağlamak görevimiz olmalıdır.

Allah bile kulunun karasını yüzüne vurmamış
Anlamı: Allah kişilerin günahlarını utandıracak şekilde karşılarına çıkarmaz. Mahşerde hesabı sorulmak üzere kaydettirir. Allah’ın bile yapmadığı bu işi kullarının yapması doğru değildir. Hatalar kişilerin yüzüne vurulmamalı uygun bir dille söylenip, hatırlatılarak düzeltilmesine çalışılmalıdır.

Allah bin kapıyı kaparsa bir kapıyı açar
Anlamı: Kullarının mutlak hakimi olan Allah anların istediklerini verir. İnsanlar bir konuda başarısızlığa uğradıkları zaman her şeyin bittiğini zannetmemelidirler. Allah kulunu o konuda başarısız kıldı ise bu hep böyle devam edecek değildir. Kuluna mutlaka yeni bir iş, yeni bir başarı verecektir. Allah’a inanan kimselerin düşüncesi böyledir.

Allah dağına göre kar verir
Anlamı: Allah kullarına, sorumluluğu, dert ve sıkıntıyı dayanacakları oranda verir. Allah kişiye verdiklerini kişinin kendisine karşı sevgisi ve kişinin yüreğinin temizliği oranında verir.

Allah doğruların yardımcısıdır
Anlamı: Yaşamı boyunca hep doğru davranan yalan söylemeyen, ah almayan kişilere de Allah yardım eder. Onları darda bırakmaz.

Allah gümüş kapıyı kapatırsa, altın kapıyı açar
Anlamı: İşleri bozulan kimseler umutsuzluğa düşmemelidir. Allah’ın bir sebep yaratarak kendisini eskisinden daha iyi duruma getireceğine inanmalıdır.

Allah herkesin gönlüne göre verir
Anlamı: Kişi gönlünden başkaları için iyilikler isterse Allah da ona iyilikler verir. Eğer kişi kıskançsa, başkalarının kötü olmasını istiyorsa Allah da ona zorluklar, problemler hatta kötülükler verir. Kişinin gönlünde diğer insanlar için hangi duygular varsa, Allah kişiye aynısını verir.

Allah ilmi dileyene, malı dilediğine verir
Anlamı: Allah bilgili olmak için gayret sarf edene bilgiyi verir. Çalışmalarının sonunda kişiyi başarılı kılar. Ancak malı dilediğine, doğru, çalışkan kendinden aşağıda olanları düşünen, yardımsever kişilere verir

Allah sabırlı kulunu sever
Anlamı: İnsan için sabır en mükemmel huydur. Sabır ile sıkıntılar, güçlükler, dertler kolayca yenilir. Sabır kulun bir kalkanı gibidir. Bunun için Allah sabırlı kulunu sever. Kullar da sabırlı olmaya gayret göstermelidir.

Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin
Anlamı: Maddi ve manevi imkânlarını kaybeden kimselerin başkasından yardım istemeleri çok ağır bir durumdur. Bunun içindir ki Allah kişiyi zor durumda bırakıp en yakınlarından bile bir şey isteyecek duruma getirmesin

Allah sevdiğine dert verir
Anlamı: Yüce Allah her şeyin kendinden geldiğine inanan, dertleri yakınmadan, serzenişte bulunmadan çeken, katlanan kimseleri mutlak mükâfatlandıracaktır. Bu sebeple Allah sevdiğine dert verir.

Allah son gürlüğü versin
Anlamı: Allah yaşlılık günlerinde rahatlık, bolluk, mutluluk içinde bir ömür sürmeyi nasip etsin.

Allah’ın bildiği kuldan saklanmaz
Anlamı: Allah her şeyi bilendir. Kullar işledikleri suçları kabahatleri saklamamalıdırlar. Allah’ın bildiğini kul da bilmelidir.

Allah’ın oldurmadığını Peygamber sopa ile kovalar
Anlamı: Allah bir kimseyi şanssız, umutsuz ve mutsuz yaratmışsa yapılacak hiçbir şey yoktur. Çünkü tek hakim odur. O kimsenin yazgısını kimse değiştiremez.

Allah’tan korkmayandan korkulur
Anlamı: Allah birliğin, sevginin, acımanın, yardımın sembolüdür. Allah’tan korkmayanlarda bu sıfatların hiçbiri yoktur. Her türlü kötülüğü yapmaları beklenir. Dolayısıyla bu gibi kimselerden çekinmek lazımdır.

Anan hakkı, Allah hakkı
Anlamı: Bir kimsenin Allah’a karşı sorumluluğu ne ise her şeyini kendisi için feda eden anasına karşı olan sorunluluğu da odur, iki sorumluluk aynıdır.

Arayan Mevlasını da bulur belasını da
Anlamı: Yaşamında doğruluk iyilik yolunda olan öyle hareket eden kişi iyilik doğruluk bulur, kendisine düşündüğü gibi davranılır. Kötülük, kavga düşünen kişi ise kendisini kötülüğün, kavganın içinde bulur.

Atasını tanımayan Allah’ını da tanımaz
Anlamı: Allah ataya saygıyı emreder. Türk töresi de aynı yolla ataya saygıyı önerir. Bu bakımdan atasını tanımayan Allah’ın emrine karşı gelmiş, Allah’ı tanımamış olmaktadır.

Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz
Anlamı: Allah her kulunun ne kadar yaşayacağını önceden kararlaştırmıştır. Süresi dolmadan hiç kimsenin yaşamına son vermez.

Allah kardeşi kardeş yaratmış, kesesini ayrı yaratmış
Anlamı: Geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır. Birbirlerine o kadar yakın ve birçok değerlerinde ortak olan kardeşlerin bile kazançları, keseleri ayrıdır. Birinin parasına öteki ortak olmaya kalkışmamalıdır.

Arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar
Anlamı: Bir sözün yalan olduğu çabuk anlaşılır ve söyleyen, topluluk içinde utanılacak bir duruma düşer.

Büyüğünü tanımayan Allah’ını da tanımaz
Anlamı: Türklerin töresinde büyüklere saygı başta gelir. Her küçük büyüğünü saymayı sevgi göstermeyi görev bilir. Allah da analara babalara hürmet ve saygıyı emretmiştir. Bunu içindir ki büyüğünü tanımayan kimse Allah’ın emrine karşı gelmiş olur. Dolayısıyla Allah’ını da tanımamış olur.

Bayramda borç ödeyene ramazan kısa gelir
Anlamı: Oruç tutan kimse için ramazan günleri ağır ağır geçer. Süresi bayramda dolacak bir borcu ödemek zorunda olan kimseye o günler çabuk geçiyor gibi gelir. Çünkü insan, güç işlerin yapılmasının ertelemek ve uzak zamanlara atmak ister.

Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur
Anlamı: Bir toplulukta çük kişi çok fikir olsa da kara vermek görevini üslenen kimse kendisinin doğru bildiği ise onu uygular. İstediği konuları seçer, karar verir.

Dayak cennetten çıkmıştır
Anlamı: Dayak birçok problemin ortadan kalkmasına yarayan, kötüleri doğru yola getiren bir eğitme aracıdır.

Davacısı kadı olanın yardımcısı Allah olsun
Anlamı: Seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise kuşkusuz kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.

Deve Kâbe’ye gitmekle hacı olmaz 
Anlamı: Bir iş özellikleri bilinmeden yalnız dıştan göründüğü gibi benimsenip uygulanırsa yapana değer kazandırmaz. İş de yapılmış sayılmaz.

Dinsizin hakkından imansız gelir
Anlamı: Etrafındakilere karşı acıması olmayan, merhametsiz kişinin hakkından kendisinden daha merhametsiz ve insafsız kimse gelir.

Doğrunun yardımcısı Allah’tır
Anlamı: Doğru söyleyen kimse toplumda çoğunlukta bulunan dürüst olmayan kimseler tarafından sevilmese de aşağılanmaya çalışılsa da üzülmemelidir. Yaptığı iş için ona doğruluğun koruyucusu Allah yardım edecektir.

Doğru söz yemin istemez
Anlamı: Yemin, yalan olduğu düşünülebilen sözün doğruluğuna inandırmak içindir. Sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek de yoktur.

Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane
Anlamı: Kişinin çok önceden yazılmış bir alın yazısı vardır. Bunu değiştirmek elinde değildir. Bu kurala göre zamanı gelince ölecektir. Bu ölüme bir bahane bir sebep gerekir. Bu sebep de oluşur. Kişinin ölümüne sebep o değildir. Esas sebep o kişinin Allah katına çağırılmasıdır.

El benden sebep Allah’tan
Anlamı: Başarılı olmanız için her türlü yardımı yapacağım. Eksiz bir şey bırakmayacağım. Ama bunlar başarını gelmesini sağlamaz. Yüreğiniz temiz ise Allah da yardım eder. İşte başarı o zaman gerçekleşecektir.

Eşeği sağlam kazığa bağla, sonra Allah’ ısmarla
Anlamı: Eldeki iş veya konu için yapılması gereken her şeyi araştırıp yapmak sonra da Allah’ a emanet ettim demek o konu için çözüm değildir, sonuç iyi olmaz.

Ev alanla evlenene Allah yardım eder
Anlamı: Ev almak ve evlenmek kutsal girişimlerdir. Bu kimselere Allah’ın emri ile etrafında bulunanlar yardım ederler, sıkıntı çekmesini önlerler.

Emanete hıyanet olmaz
Anlamı: Emanet olarak bize bırakılan şeyi iyi korumayıp, kullanıp yıpratmak, törelerimize ve doğruluk kurallarına aykırıdır.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar
Anlamı: Allah’ inanmış kişileri Allah sıkıntı içinde bırakmaz. Onlar bir süre sıkılsalar da Allah bir yerden bir şey bağışlayarak sıkıntılarını ya kaldırır, ya da hafifletir.

Garibin yardımcısı Allah’tır
Anlamı: Garip kişinin yardımına gönlündeki inancın büyüklüğü oranında ancak Allah yardım eder.

Gâvurun tembeli keşiş, Müslüman’ın tembeli derviş
Anlamı: Bütün dinler çalışmayı emreder. Bazı kimseler ise dini çıkarları doğrultusunda kullanıp çalışmadan yaşamanın yollarını bulurlar ki çok kötü bir davranışı gerçekleştirmiş olurlar.

Gelen gidene rahmet okutur
Anlamı: Bir konuda beğenmediğimiz ve gitmesini istediğimiz kimse gidince yerine gelen kişi ondan da kötü davranışlarda bulunduğu için gitsin diye direttiğimiz kimseyi arar duruma geliriz.

Güzele bakmak sevaptır
Anlamı: Güzel olan her şeyde Allah’ın bir aksini bulmak mümkündür. Onun için güzel bulduğumuz her şeye dikkatli bakmak sevap kazanmak anlamına gelir.

Hacı hacıyı Mekke’de bulur
Anlamı: Aynı düşüncede olan kimseler ayrı ayrı davransalar bile bir gün aynı yolda buluşurlar. Kendilerine ait yolda veya yerde buluşurlar, birbirlerini bulurlar.

Hacı Mekke’de, derviş tekke’de
Anlamı: İnsanlar yetişme şekillerine göre kendilerine uygun bir rotamda yaşarlarsa mutlu olabilirler. Yoksa ömürleri sıkıntı içinde geçer. Bulundukları yerde istenmez ve sevilmezler.

Hak doğrunun yardımcısıdır
Anlamı: Allah doğru olana yaptıklarının mükâfatını mutlaka verir. Doğru kimseler ilk planda başarısız gibi görünseler de doğruluklarını bozmadıkları takdirde Allah onları mutlaka selamete çıkaracak ve mükâfatlandıracaktır.

Hak gelince batıl gider
Anlamı: Doğruluğun, hakikatin, iyiliğin bulunduğu yerde düzenin, yalanın, kötülüğün bulunmasına imkân yoktur. Bunun için her zaman doğrudan, iyilikten, hakikatten yana olmalıdır.

Hak yerini bulur
Anlamı: Yapılan her türlü haksızlıklar, zulümler devam etmez. Gün gelir devletin kolluk kuvvetleri haksızlık yapanların, zalimlerin cezasını verir. Allah da bu kimselerin hak etilleri cezayı çok kere yaşarlarken vermektedir. Doğruluk hiçbir zaman geride, yerde kalmaz.

Hasta yatan ölmez, eceli gelen ölür
Anlamı: Her hasta olan kimsenin öleceğini zannetmek yanlıştır. Hastalık kişinin ölümünü gerçekleştirmez. Kişinin ömrü Allah’ın takdiri ile tanzim edilmiştir. Vakti gelince hasta olsa da olmasa da ölür. Vakti gelmeyince hasta olsa da ölmez.

Helal kazançla pilav yenmez
Anlamı: Doğrulukla, ahlakla, yasalara uymakla elde edilen kazanç hiçbir zaman insanı zengin etmez.

Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma
Anlamı: Din adamları, dinin, Allah’ın buyruklarını öğretirler. Bunları öğrenip uygulamak gereklidir. Ama din adamları da bazen öğrettiklerinin aksine hareket edebilirler. Bunun içindir ki, hocaların yaptıklarını yapmamak gerekir.

İbadet de gizli, kabahat de
Anlamı: İbadet Allah’ın emirlerini yerine getirmektir. Allah ile kul arasındadır. Bunu içindir ki ibadetin yalnızca Allah için yapılması gerekmektedir. Doğru olan, kulun yapacağı da budur. İbadeti başkalarına gösteriş için yapanlar Allah’ın emirlerini, kulluk görevini yerine getirmemiş olurlar. İnsan bazı kusurları yaparak olgunlaşır, tecrübe kazanır. Bunun için olgunlaşmamıza yarayan kusurların da gizlenmesinde yarar vardır. Lüzumsuz yere o kişiyi küçük düşürmek doğru olmaz.

İlmi Allah dileyene, malı dilediğine verir
Anlamı: Bu dünyada Allah her kişiye değişik imkânlar verir. Herkesin aynı oranda zengin olması mümkün değildir. Zengin olmayı çok istesek de Allah takdir etmediyse mümkün değildir. Ama ilim öyle değildir. İnsanlar arzu ederlerse bilgin olabilir. İlmi öğrenebilir. İlmi öğrenmek kişinin çabasına bağlıdır. O çaba gösterirse Allah muhakkak kişinin istediğini verir.

İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz
Anlamı: Her şer gereken yerden alınmalıdır. Alınması mümkün olmayan yerden bir şeyi almak istemek başarılı bir şekilde sonuçlanmaz. Alınamaz.

İnsan insanın şeytanıdır
Anlamı: İnsanlar arkadaşlarını çok iyi seçmelidir. Kötü arkadaş çok zararı olan kimsedir. Kişiyi yolundan çıkarır, saptırır, kötülüğe sürükler.

İslam’ın şartı beş, altıncısı insaf demişler
Anlamı: İslam dininin beş temel direği vardır. Eğer altıncısı olsaydı herhalde ”insaf” olurdu. “İnsaf” , namaz, oruç gibi İslamlığın temel direklerinden sayılmaya değer.

Komşu hakkı, Allah hakkı
Anlamı: Komşular yakın ilişkisi olan kimselerdir. Birbirlerini sevmeli ve saymalıdırlar. Çok iyi ilişkiler içinde bulunmalıdırlar. Böyle yaptıklarında da iyi ilişkiler konusunda Allah’ın emirlerini yerine getirmiş ona iyi kulluk etmiş olular ve mutlu bir ilişkileri olur.

Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz
Anlamı: Bir kişi istediğinden fazlasını elde ederse çok sevinir. Fazlasını da göstermemeye gayret eder.

Kul azmayınca Hak yazmaz
Anlamı: Kişi bulunduğu ortamda uyumlu yaşarsa Allah ona yardım eder, sabır verir. Böyle yapmazda azar, kötülükler yapmaya başlarsa Allah hem günah yazar hem de başına olmadık felaketler verir.

Kefenin cebi yok
Anlamı: Zengin olup da para harcamaya kıymayan kimse, parayı ne yapacak? Öbür dünyaya götüremez ki.

Kırk yılda bir ölet olur, eceli gelen ölür
Anlamı: Allah’ın verdiği ömrü hiçbir şey değiştiremez. Salgın ve öldürücü hastalık da olsa eceli gelmeyen ölmez. Böyle zamanlarda çok kişinin ölmesi, ecellerinin o zamana rastlamasındandır.

Kırk yıllık Kani, olur mu Yani
Anlamı: Yaşlanıncaya değin iyi insan olarak yaşamış olan kişi, artık kötü olmaz.

Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz
Anlamı: Kişinin değeri, doğup büyüdüğü yerde gereği gibi bilinmez. Daha önce ad kazanmış kimseler vardır. Aile rekabetleri vardır. Küçüklüğünde yaptığı çocukça davranışları bilenler vardır… Bütün bunlar, onun yüksek bir kişi olarak kabul edilmesini engeller.

Malın bekçisi zekâttır
Anlamı: Malı çok olan kimse malı az olanların veya olmayanların dikkatini çeker. Aralarının açılmasına sebep olur. Bunu için Müslümanlıkta zekât konmuştur. Zenginler maddi güçleri nispetinde fakirlere yardım ederlerse, toplumdaki dengesizlik, zengin- fakir düşmanlığı ortadan kalkar, toplum kişileri de huzurlu ve mutlu olurlar.

Mezar taşı ile övünülmez
Anlamı: Kişi, geçmişteki atalarıyla değil, ancak kendi değeri ile övünebilir.

Minare de doğru, ama içi eğri
Anlamı: Doğru görünen nice kişiler vardır ki iç yüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz ve acımasız oldukları öğrenilir.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar
Anlamı: Kolay kolay gizlenemeyecek denli büyük bir suç işleyen kimse, bunun ortaya çıkmaması için gereken önlemleri daha önce alır.

Minareyi yaptırmayan yerden bitti sanır
Anlamı: Değerli, önemli hiçbir iş yapmamış olanlar, yapılmış olan büyük, önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar.

Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz
Anlamı: Bir işin bütününü istemeyen kimseler o işin ayrıntıları ile hiç ilgilenmezler.

Papaz her gün pilav yemez
Anlamı: Her işi daima bir kişiye yaptırmak doğru değildir. O kişi çok defalar ses çıkarmadan bu sıkıntıya katlandıysa da günün birinde yapamayacak duruma gelir ve yapmaz. Bunu için insanları çalıştırırken usandırmayacak bir yöntem izlemekte yara vardır. Elimize her zaman bizim için uygun olan fırsat geçmez.

Para ile imanın kimde olduğu bilinmez
Anlamı: Para, ortaya konulup herkese gösterilen şeylerden değildir. İman da kişinin içindedir. Bundan dolayı kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne denli Allah’a yakın olduğunu kimse bilmez.

Ramazan bereketli aydır, ama duvardan giden kılıca sor
Anlamı: En değerli eşyanızı satıp para hazırlarsanız, ramazan kuşkusuz bereketli ay olur.

Ramazanda yalan söyleyenin yüzü bayramda kara olur
Anlamı: Hayatta her zaman doğru olmalı doğru davranmalıdır. Yalan söylemek bekli bir zaman için etrafımızdakileri kandırmamıza neden olur. Ama gelişen olaylar söylenen yalanı bir gün mutlak surette açığa çıkarır. Yalan söyleyen kişi zor durumlara düşer.

Sora sora Kâbe bulunur
Anlamı: Bilmediklerimizi yerinde, zamanında bir bilene sorarsak istediğimizi çabuk elde ederiz. Bilmediğimiz her şeyi sormak gerekir. Sıkılmak, utanmak çözüm yolu değildir. Bizi başarıya götürmez.

Şeytan kişiyi kandırır ama suyunu ısıtmaz
Anlamı: Fena insanlarla arkadaşlık, dostluk yapmak doğru değildir. Onlarla yapılan işlerde zor durumda kalınınca derhal bizi terk ederler, bundan sonra bütün sıkıntı üstümüzde kalır.

Şeytanla ortak buğday eken samanını alır
Anlamı: Hilekâr, düzenbaz kimselerle ortak olanlar yapılan işin zararını yüklenirler. Karını ortakları kapar.

Şeytanın dostluğu darağacına kadar
Anlamı: Kötü arkadaş, kişiyi yoldan çıkarıp ölüme kadar sürükleyebilir. Ama ölümün eşiğinde onu kaderi ile baş başa bırakır.

Şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar
Anlamı: Kurnaz ve hileci kimseyle ortaklık eden kişi, hilenin en büyük kurbanı olur.

Yalnızlık Allah’a mahsustur
Anlamı: İnsan toplumsal bir varlıktır. Ancak toplumsal ve dayanışma ve iş bölümü içinde yaşayabilir. Tek başına yaşayamaz.

Yorum Yap - Akrostiş Şiir Gönder

YARİM ŞİMDİ NERDESİN
Yarim Gitti Bende Bittim
Akrostiş Yazarlık Başvurusu
dön gel sevgilim
SEN YARİM İDUN…
Ben Seni Uzaklarda Sevdim